Anaokulunda İngilizceyi sevdiren “Kids Aloud “

DSC_0674İngilizce, ortak dil olma yolunda liderliği elinde bulunduruyor. Dil artık bireyde farklılık yaratıyor. Bugün çoğu kişi kurslara giderek öğrenmeye çalışıyor. Ama unuttuğumuz çok önemli bir konu bulunuyor. Dili küçük yaşta öğrenmenin her zaman daha kolay olduğu. İngilizceyi küçük yaşlarda oyunlar oynatarak sevdirmeye çalışan İngiliz Kültür 2-6 yaş arası çocuklar için İngilizce Anaokulu formatında Koşuyolu’nda yeni bir şubesi olan Kids Aloud’u açtı. Tüm ebeveynler için Metronommedya Muhabiri Rüya Meriçboyu Kids Aloud Okul Müdürü Filiz Yıldırım’ a merak edilenleri sordu.

İngilizce öğrenmek artık çağımızın bir problemi.  Yaş ilerledikçe öğrenmek daha da güçleşiyor. Peki küçük yaştakilere İngilizceyi öğretmek kimin fikriydi ?

Kids Aloud İngilizce anaokulu, İngiliz Kültür Dernekleri çatısı altında kurulmuş olan bir kurum. Kısacası bu fikir çocuklara dili severek öğretmek adına İngiliz Kültür Derneğinden çıktı.

Buraya gelen çocuklar anne kucağından çıkıp geliyor. Karşılarında yabancı bir öğretmen gördüklerinde yabancılık çekmiyorlar mı ?

Evet, çocuk ilk geldiğinde yabancılık duygusunu aşamıyor. O yüzden sınıflarda ilk önce Türkçe öğretmenle karşılaşıyor. İngiliz hoca da sınıfta oluyor, çocuklarla ilk zamanlar oyun oynuyor. Böylece çocuk alışma dönemini atlatıyor.

İlk İngilizce kelimelerle tanışma dönemi nasıl geçiyor ?

İngiliz hoca oyun oynadıkça, çocukta ben bununla oynuyorum, onun dilini öğrenmeliyim algısı oluşuyor. Sevdiği kişiyi anlamak daha kolay oluyor. Sit down gibi basit ama ihtiyaç duyulan kelimelerle İngilizce başlamış oluyor.

Aslında sizin  burada amacınız, çocuklara oyun eşliğinde İngilizceyi sevdirmek ve öğretmek. Yıl sonunda çocuk akıcı bir şekilde konuşabiliyor mu ?

Tabi ki de , bizim Kids Aloud olarak amacımız, ana dili olan Türkçe’den koparmadan, İngilizceyi oyunlarla sevdirerek öğretmek. Günlük ihtiyaçlarla başlıyor, cümlelere sonra da paragraflara dönüşüyor. Sene sonunda akıcı bir şekilde İngilizce konuşabiliyor. Hatta sene sonu gösterilerimizi İngilizce sergiliyoruz.

Peki ailelerin sene başındaki tepkisi ile sene sonundaki tepkisi nasıl oluyor ? Mutlaka bir farklılık oluyordur.

Sene başında çocuğunu okula yazdırmak isteyen aile, “Nasıl öğrenecek, en azından kulak dolgunluğu olur “ diyor. Ama zaman geçtikçe çocuğun evde İngilizce konuştuğunu gördükçe, veliler şaşırıyor.

Siz sene sonunda  Avrupa Dil Sertifikası veriyorsunuz. Bu sertifikanın ne gibi bir işlevi var ?

Sene sonunda aileye karne formatında çocuğun portfolyosu veriliyor. İki sene üst üste portfolyo alan çocuğa Avrupa Dil Sertifikası veriyoruz. Bu sertifikaya sahip olan çocuk, yurtdışında ilkokul seviyesine çok rahat başlayabiliyor.

Son olarak, çocukları için emek sarf eden ailelere İngilizce öğrenme konusunda tavsiyeleriniz neler ?

Ailelere benim en önemli tavsiyem, İngilizceyi bir amaç olarak düşünmemeleri. Çünkü dil bir ihtiyaçtır, konuşmak için bir iletişim aracıdır. Ve evde çocuklara baskı yapmasınlar. Çocukları özgür bıraksınlar, ilgi duydukları, sevdikleri dili zaten çok rahat bir şekilde öğreniyorlar.


Metronom Medya

ANASAYFA
HAKKINDA
SİZİN İÇİN
İLETİŞİM

Anaokulunda İngilizceyi sevdiren “Kids Aloud “

DSC_0674İngilizce, ortak dil olma yolunda liderliği elinde bulunduruyor. Dil artık bireyde farklılık yaratıyor. Bugün çoğu kişi kurslara giderek öğrenmeye çalışıyor. Ama unuttuğumuz çok önemli bir konu bulunuyor. Dili küçük yaşta öğrenmenin her zaman daha kolay olduğu. İngilizceyi küçük yaşlarda oyunlar oynatarak sevdirmeye çalışan İngiliz Kültür 2-6 yaş arası çocuklar için İngilizce Anaokulu formatında Koşuyolu’nda yeni bir şubesi olan Kids Aloud’u açtı. Tüm ebeveynler için Metronommedya Muhabiri Rüya Meriçboyu Kids Aloud Okul Müdürü Filiz Yıldırım’ a merak edilenleri sordu.

İngilizce öğrenmek artık çağımızın bir problemi.  Yaş ilerledikçe öğrenmek daha da güçleşiyor. Peki küçük yaştakilere İngilizceyi öğretmek kimin fikriydi ?

Kids Aloud İngilizce anaokulu, İngiliz Kültür Dernekleri çatısı altında kurulmuş olan bir kurum. Kısacası bu fikir çocuklara dili severek öğretmek adına İngiliz Kültür Derneğinden çıktı.

Buraya gelen çocuklar anne kucağından çıkıp geliyor. Karşılarında yabancı bir öğretmen gördüklerinde yabancılık çekmiyorlar mı ?

Evet, çocuk ilk geldiğinde yabancılık duygusunu aşamıyor. O yüzden sınıflarda ilk önce Türkçe öğretmenle karşılaşıyor. İngiliz hoca da sınıfta oluyor, çocuklarla ilk zamanlar oyun oynuyor. Böylece çocuk alışma dönemini atlatıyor.

İlk İngilizce kelimelerle tanışma dönemi nasıl geçiyor ?

İngiliz hoca oyun oynadıkça, çocukta ben bununla oynuyorum, onun dilini öğrenmeliyim algısı oluşuyor. Sevdiği kişiyi anlamak daha kolay oluyor. Sit down gibi basit ama ihtiyaç duyulan kelimelerle İngilizce başlamış oluyor.

Aslında sizin  burada amacınız, çocuklara oyun eşliğinde İngilizceyi sevdirmek ve öğretmek. Yıl sonunda çocuk akıcı bir şekilde konuşabiliyor mu ?

Tabi ki de , bizim Kids Aloud olarak amacımız, ana dili olan Türkçe’den koparmadan, İngilizceyi oyunlarla sevdirerek öğretmek. Günlük ihtiyaçlarla başlıyor, cümlelere sonra da paragraflara dönüşüyor. Sene sonunda akıcı bir şekilde İngilizce konuşabiliyor. Hatta sene sonu gösterilerimizi İngilizce sergiliyoruz.

Peki ailelerin sene başındaki tepkisi ile sene sonundaki tepkisi nasıl oluyor ? Mutlaka bir farklılık oluyordur.

Sene başında çocuğunu okula yazdırmak isteyen aile, “Nasıl öğrenecek, en azından kulak dolgunluğu olur “ diyor. Ama zaman geçtikçe çocuğun evde İngilizce konuştuğunu gördükçe, veliler şaşırıyor.

Siz sene sonunda  Avrupa Dil Sertifikası veriyorsunuz. Bu sertifikanın ne gibi bir işlevi var ?

Sene sonunda aileye karne formatında çocuğun portfolyosu veriliyor. İki sene üst üste portfolyo alan çocuğa Avrupa Dil Sertifikası veriyoruz. Bu sertifikaya sahip olan çocuk, yurtdışında ilkokul seviyesine çok rahat başlayabiliyor.

Son olarak, çocukları için emek sarf eden ailelere İngilizce öğrenme konusunda tavsiyeleriniz neler ?

Ailelere benim en önemli tavsiyem, İngilizceyi bir amaç olarak düşünmemeleri. Çünkü dil bir ihtiyaçtır, konuşmak için bir iletişim aracıdır. Ve evde çocuklara baskı yapmasınlar. Çocukları özgür bıraksınlar, ilgi duydukları, sevdikleri dili zaten çok rahat bir şekilde öğreniyorlar.

Metronom Medya© - Aylık Ücretsiz E-Dergiler

cyhn.net | grafik & web tasarım